( Nouman Ali Khan kimdir ? )
( son mucize 1 )
( son mucize 2 )
İlk örneğimle devam edelim,mısır koçanını görmeyeniniz yoktur herhalde.Mısır koçanı gibi olan bitkilerde örtüler vardır ve o örtüleri soymadan bitkinin aslına ulaşamazsınız.İşte o koçana ya da başağa arapçada "sumbula" denir.İlla mısır koçanı olması da gerekmiyor vereceğim örnek filizlenmiş başak da olabilir,soyduğunuzda bakıyorsunuzki içinde tohumlar var,küçük taneler var işte bunların her birine "sumbula "deniyor.Devam etmeden ingilizceden bazı örnekler vermek istiyorum;
İnglizce de bazı kelimelerin tekil ve çoğul hallerini birikte inceleyelim;
car (araba).....> cars (arabalar)
house (ev).....> houses (evler )
mouse (fare )...>mice (fareler )..yani burada mouses değil mice çoğulu oluyor.
İngilizce de genelde bir kelimeyi çoğul yapmak için kelimenin sonuna (s) takısı getirirsiniz ,bu da genelde işe yarar.Neden genelde diyorum örneklerde olduğu gibi arabada işe yarar ancak bazı özel kelimelerde fare kelimesinde olduğu gibi işe yaramaz çünkü kelimenin çoğulu farklı bir kelimedir.Bu konuya geri dönmeye söz vererek size komik bir şey anlatmak istiyorum ;
Üniversitede ekonomi öğrenirken makro dersi profesörümüz bir Çin'liydi.New York'ta doktora yapan makro ekonomi profesörümüz ağır derecede Çin aksanıyla ingilizce konuşuyordu.Sınıfımızda üç yüz öğrenci vardı,bense hayatımın en güzel uykusunu o derste tadıyordum.Dersi anlamaya çabalasak
,kendimizi zorlasak bile hiçbir şey anlamadağımız için profesör "yarın sınav yapıcam !" diyene kadar çoğumuz uyukluyorduk .Bu durum hepimizi rahatsız ediyordu.Sonunda üç yüz öğrenci üniversitenin
Ana Bilim Dalı Başkanlığı'na dilekçe yazdık ve dedik ki" Biz sınav olsak bile hepimiz bişey öğrenemediğimiz için kötü not alacağız,dersimize giren profesörün dediklerinden hiçbir şey anlamıyoruz." Bu dilekçeyi O'da görünce çok üzüldü,hatta bütün sınıfa kızdı.Bir sonraki derse geldiğinde hazırladığı power pointi ekrana aktardı.Ekrandaki başlık şöyleydi;
" Prof. Weng'in İngilizce ile ilgili Şikayet Listesi"
(Siz benim ingilizcemi şikayet ediyorsunuz ,bende size ingilizceyi şikayet edeyim der gibi...) 😃
İngilizce'de hiç mantık yok! diyordu ve bir örnek veriyordu;
"you park on a driveway,you drive on a parkway " çevirisinde özel yola park edip ,park yolunda sürersin diyoruz, aslında garaja park edip park yolunda süreriz değil mi? dedi ve tekil ve çoğullardaki gariplikle devam etti
house (ev).....> houses (evler ) olduğu halde
mouse (fare )...>mice (fareler ) oluyor ( mouses olmuyor) ya da bir başka örnek
tooth (diş )......>teeth (dişler ) oluyor (tooths olmuyor ) bunun gibi...İngilizceyle ilgili tüm şikayetlerini tam kırk beş dakika boyunca hepsini bizlere tek tek anlattı.
Hayatımda bulunduğum en güzel ekonomi dersiydi.Bu kısa anımı da sizlerle paylaştıktan sonra sohbetimize dönecek olursak car (ev)...>cars (evler) olan örneğimizden yola çıkarak ingilizce dili tekil bir kelimeyi çoğul yapmak için genelde kelimenin sonuna bir harf (s ) ekliyordu değil mi? Şimdi arapçada durum nasıl ona bakalım.Örneğimiz neydi?
"sumbula" ve bu kelimenin tekil hali ,çoğulu ise "sumbulaat"olarak geliyor.Arapçada bu çoğuldan daha fazla çoğul olduğunu anlatmak için bir üçüncü kelime daha kullanılıyor inglizcede car (araba) ,cars (arabalar) ,carseses (arabalarlar )gibi birşey yok,yani kelimenin ya tekil ya da çoğul hali var .
şimdi tekrar bakalım;
kelimemizin
tekil hali "sumbula"
çoğul hali" sumbulaat"
bir diğer çoğul hali ise " senaabil"
Yani Arapça'da tek bir kelimenin birden fazla çoğul hali mevcut.Başka örneklerle konuyu daha iyi anlamanızı sağlayayım;
tekil hali "kafir"
çoğul hali" kafirun"
bir diğer çoğul hali ise "küffar"
tekil hali "nebi"
çoğul hali "nebiyyun"
bir diğer çoğul hali ise "enbiya"
Yani Arapça'da İngilizce 'de olmayan bir konsept var.Dalga geçmiyorum çok cidddiyim! Yani Arapça'da -diğer dillerde olmayan - bir kelimenin tekil,normal çoğul ve süper çoğul hali vardır.
Örneğimizde "sumbula" tekil; "sumbulaat" normal çoğul; "senaabil" ise süper çoğul halidir.En güçlü çoğul üçüncü hali olan "senaabil" dir.
Bu anattıklarımdan sonra Kur'an'dan örnek verelim ;
مَّثَلُ الَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَالَهُمْ فِي سَبِيلِ اللّهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ أَنبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ فِي كُلِّ سُنبُلَةٍ مِّئَةُ حَبَّةٍ وَاللّهُ يُضَاعِفُ لِمَن يَشَاء وَاللّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ
Meselullezîne yunfikûne emvâlehum fî sebîlillâhi ke meseli habbetin enbetet seb’a senâbile fî kulli sunbuletin mietu habbetin, vallâhu yudâifu li men yeşâu, vallâhu vâsiun alîm(alîmun).(bakara/261.ayet)
"Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir."
senâbile : ( sünbüller, başaklar ) ......süper çoğuldu değil mi?
Yusuf sureine de baktığımızda aynı çoğulun kullanıldığını görüyoruz.Allah azze ve celle diyor ki;
وَقَالَ الْمَلِكُ إِنِّي أَرَى سَبْعَ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ يَأْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ وَسَبْعَ سُنبُلاَتٍ خُضْرٍ وَأُخَرَ يَابِسَاتٍ يَا أَيُّهَا الْمَلأُ أَفْتُونِي فِي رُؤْيَايَ إِن كُنتُمْ لِلرُّؤْيَا تَعْبُرُونَ
Ve kâlel meliku innî erâ seb’a bakarâtin simânin ye’kuluhunne seb’un icâfun ve seb’a sunbulâtin hudrin ve uhara yâbisât (yâbisâtin), yâ eyyuhâl meleu eftûnî fî ru’yâye in kuntum lir ru’yâ ta’burûn(ta’burûne).(yusuf / 43.ayet)
"Ben rüyamda yedi semiz ineği, yedi zayıf ineğin yediğini; ayrıca yedi yeşil başak ve yedi de kuru başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yorumluyorsanız, rüyamı bana yorumlayın” dedi."
sunbulâtin : (sümbüller, başaklar) ....nasıl çoğuldu? normal çoğuldu değil mi?
Yani Allah(c.c) Bakara suresinde süper çoğulu,Yusuf suresinde ise normal çoğulu kullanıyor.Şimdi dille ilgili olan bu müthiş şeyi anlatmaya çalışayım;
Bakara suresinde Allah(c.c) yedi başaktan bahsederken seb'a ( yedi) senâbile (sünbüller, başaklar) kelimesini kullanıyor,Yusuf suresinde de yedi başaktan bahis var ve fakat bu surede aynı mana için kullandığı kelimeler farklı seb'a (yedi) sunbulâtin (sünbüller, başaklar).Peki Allah (c.c) neden iki ayette de rakamlar aynı olduğu halde birinde kelimenin normal çoğul halini diğerinde süper çoğul halini tercih ediyor?Yani biri yetmiş beş diğeri yedi olsa tamam biri normal diğeri ondan daha fazla olduğundan böyle kullanmış diyebilirsiniz..Ama matematiksel olarak her iki ayette geçen örnekteki sayılar birbirine eşit yani yedi.
(devam edeceğim inşallah)